Bir Sınav Klâsiği


Bugüne kadar geldiğimiz yerlere birtakım “sınavlar” aracılığıyla eriştik. Peki bu sınavlar nelerdir, ne değildir? Sınav, sözcük anlamı olarak bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklamadır, sözlü ve yazılı olabilir, çoktan seçmeli olabilir. Birçoğumuz çoktan seçmeli sınavlara alışkınız, ne de olsa çözme ve okuma maliyeti düşük bir yöntem.

Çözdüğümüz sınavlarda acaba bilgimizi ne kadar yokluyoruz? Gerçekten biliyor muyuz? Yoksa x’in yerine çoktan seçmeli yanıtlardan birini yerleştirerek çıkarım mı yapıyoruz?

Uygulamalı ve kuramsal bilimler bilinmeyen değerin yerine verilen bir değeri koyarak çıkarım yapmakla gerçekleşmez. Trigonometrideki, sözcük bilimindeki, insan vücudundaki ve daha birçok alandaki “bilinmeyenler”, sadece çıkarımlarla değil, kanıtlarla gerçekleşir.

Bugün Kosova’daki “Olgunluk Sınavı” sonuçlarının açıklanacağı haberini aldım, biraz heyecan verici, biraz da üzücü bir durum. Mezuniyet Sınavı adı altında olsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Zamanında ben de aynı sınava girdim fakat tatmin olmamıştım, nitekim sonraki yılların çıkmış sorularına bakınca da yine hâyâl kırıklığına uğradım. Çeviri ve yazım kuralı hatalarıyla dolu bir sınav!

Bu sınavdan geçemeyen öğrencilere şaşıyordum, çünkü sınav oldukça basit. Ancak öğrencilerin sorularını anlayamamalarının nedenini sınav sorularına bakınca anladım. Hangi ders olursa olsun, çeviri hataları fark edilir düzeyde bulunmakta. Ayrıca Türkçesi bulunan ve bilinen sözcüklerin Lâtince ve Fransızca sözcüklerle yazımı da hoş karşılanabilir bir durum değil.

Önümüzdeki yıllarda bu durumun önüne geçilerek daha anlaşılır, yalın bir Türkçe ile sınavların gerçekleşmesini umuyorum. Bilinmezliğe doğru değil, bilime doğru sürüklenin. Ayrıca dil, varlığınızın en somut kanıtıdır, koruyun…

Published by

admin

Computer Engineer