Güzel Türkçe’miz


Bir ulusun en temel öğesi dildir. Dil, ulusun kimliğidir. Dil kaybedilirse, bulunduğunuz ulusun benliğini de kaybetmiş olursunuz. Nitekim Türk halkı yaşadığı ortama uyum sağlayarak gerek çevredeki dilleri gerekse de özenilen dilleri Türkçe’ye katarak “farklılaşma” çabasında bulunmuştur ve bulunmaktadır. 

Bir dilin zengin olma özelliği yapısıyla ilgilidir. Türkçe, Ural-Altay dil ailesine bağlı olduğundan dolayı en zengin dillerden biridir. Çünkü sondan eklemeli bir dil olması nedeniyle sözcük türeterek kendini yenileyebilme özelliğine sahiptir. Bir dildeki sözcük sayısının fazlalığı o dilin sözlük zenginliği olup, kullanımını zorlaştırmaktadır. Örneğin Arapça’da “fil” için 300 sözcük bulunuyorken, İngilizce’de düzensiz eylemlerde (irregular verbs) 3 farklı gösterim vardır (go-went-gone, v.b.). 

Türkçe, Türklüğün var oluşundan bu yana çağlar boyunca var olmuştur. Öyle ki, 5000 yıl önce yaşayan Dukha Türkleri’nden günümüz Altay, Kırgız, Uygur, Türkmen, Tatar ve daha birçok boyun kullanımında belli ölçüde farklılık göstermiştir. Fakat her boy, bulunduğu ortamdaki ulusların dillerindeki sözcükleri Türkçe’ye katarak esas farklılaşmayı sağlamışlardır. Genel bir özetleme olarak Kuzey ve Orta Asya’da bulunan Türkler Rusça ile Çince’yi, Güney Asya’da bulunan Türkler Farsça ile Arapça’yı, Doğu Avrupa’da bulunan Türkler Slav dillerini, Güney Avrupa’da bulunan Türkler de Balkan dillerini Türkçe’ye katarak farklılaşmayı sağlamışlardır. Farklılaşmak, en Batı’daki Türk ile en Doğu’daki Türk’ün anlaşabilmesini belli ölçüde zorlaştırmıştır. Bu nedenden ötürü lehçe, şive ve ağız gibi kavramlar ortaya çıkmıştır.

Ey Türk Oguz begleri, işitiñ! Üze Teñri basmasar, asra yir teliñmeser, Türk buduñ, iliniñ, törüniñ kim artatı udaçı erti? Türk buduñ, ertiñ, öküñ!

Her Türk boyunun ses yapısına bağlı olarak belli abecesi var olmuştur. Bugüne değin birçok abece kullandık, Orhun-Yenisey, Uygur, Sanskrit, Moğol, Çin, Arap, Yunan, Kiril ve Latin. Günümüzde Türkistan’daki Türkler Kiril abecesini, Uygurlar Farsça’dan türetilen abeceyi, Anadolu ve Avrupa Türkleri olarak da Latin abecesini kullanmaktayız.

Bunların dışında Türkçe’nin farklı abecelerle kullanımının doğruluğu bulunmamaktadır. Gagavuz Türkleri konuşma dilini yazı dilinde kendi Latin türevi abeceleriyle kullanırken, Kosova ve Makedonya Türkleri resmi kurum ve kuruluşlarda Türkiye Türkçesini kullanmakla birlikte resmi olmayan yazışmalarında Arnavutça yada Sırpça Latin abecelerini kullanmaktadırlar. Böyle bir kullanım yanlış olup bölgenin tamamen Türkiye Türkçesi kullanımını yada bölgeye ait olan bir abece geliştirilmesini gerektirmektedir. Çünkü abece, ağız ve dil farklılıkları uyumsuzlukları ortaya çıkarmaktadır. Uyumsuzluklar ancak ve ancak sağlam dil öğrenimi ile düzeltilebilir. Bu durumda bölgedeki Türkler hem Türkçe’yi (gerek bölgesel, gerekse resmi) hem de bulundukları ülkenin dil(ler)ini düzgün öğrenmiş olacaklardır.
NOT: Kosova Türkçesi’nde “düzgün Türkçe” anlamındaki “istilâyçe” doğru olmayıp, “istilâ eden dil” anlamındadır.

Published by

admin

Computer Engineer